16 Haziran 2015 Salı

81 yaşındaki HES karşıtı nine jandarma dövüp copunu kırmış!



RADİKAL - Şimşirli'deki HES mücadalesi, 2013'te başladı. Köylüler, 18 Ağustos 2013'te HES'i ihtarname amaçlı şantiyeye civarı yürüdü. Şantiyeye girip işaret levhalarını ve dubaları dereye attıkları, çalışan kişilere argo ettikleri iddia edilen beşi kadın 39 köylüye Türk Hüküm Kanunu'nun (TCK) 125/4. maddesine göre 'alenen zincirleme kötü söz' suçundan 4, TCK'nın 117. ve 119. maddesine göre 'iş ve iş hürriyetinin ihlali' suçundan 4 ve TCK'nın 15bir. maddesi layıkıyla 'mala kayıp verme' suçundan üç seneye civarı mapus cezası istemiyle dava açıldı. Kadınlara cop ve gazlarla müdahale edip eşleriyle beraber döven jandarmalar ile ilgili araştırma desturu verilmedi.

Bu dava sürerken, Rize İdare Mahkemesi 4 Kasım 2014'te HES'e verilen ÇED'i iptal etti. Ancak firma, çalışmalarına aynı ritimde devam etti. ÇED'de "inşaat evresin de ifade edilecek patlatma işlemleri fauna türlerinin üreme dönemleri (mart-haziran arası) ve sucul ekosistemde yer alan canlıların üreme dönemleri (eylül-aralık aylar arası) dışarısında gerçekleştirilecek, bu dönemlerde patlatma yapılmayacak" denildiği takdirde firma, Etraf ve Şehircilik Bakanlığı'ndan müsaade alıp patlatmaya aynı ritimde devam etti. Rize İdare Mahkemesi kararı iptal ettiyse de hüküm kararına uyulmadı. En bitiminde 28 Mayıs 2014'te köyün su borusu patlatıldı. 5 köylü şantiyede reaksiyon gösterince 'alenen zincirleme kötü söz' suçundan 4, 'iş ve iş hürriyetinin ihlali' suçundan iki seneye civarı mapus cezası istemiyle dava açıldı.

VELAYET HAKLARININ ALINMASI İSTENİYOR

bu sırada, kaymakamlığın köylülere laf vermesine nazaran patlatmalar 31 Mayıs'ta da aynı ritimde devam edince köylü bayanlar çay bahçelerine değil, şantiyeye yürüdü ve şantiyenin karşısında oturma eylemi yapı ldı. Jandarmalar 20 dolaylarında köylü kadına cop ve biber gazlarıyla müdahale edince erkekler davranış geçti. Annelerinin ve eşlerinin yardımına giden erkekler de jandarmadan dayak yedi. Vilayet, jandarmalar ile ilgili araştırma desturu vermezken; 43 jandarma ve şantiye çalışanının şikayeti sonucu olarak 17'si kadın 36 köylü ile ilgili üçüncü dava açıldı.

Bu defa köylüler "jandarmanın cop ve kalkanları kırıldığı" amaçlı 'kamu malına kayıp verme' suçundan 4, "şirkete ilişkin kamyonun camı kırıldığı ve çevredeki dikkat levhalar kayıp gördüğü" amaçlı 'mala kayıp verme' suçundan üç, "jandarmalara alenen zincirleme kötü söz edildiği" iddiasıyla 4, "çalışmayı engelledikleri" iddiasıyla 4, "işçilerin ayrılmalarına müsaade vermeyerek, sopayla birden bir sürü kişiyi tehdit ettikleri ve hürriyetinden mahrum bıraktıkları" iddiasıyla on, "kamu görevlisine tabancayla direnmek" iddiasıyla 4 buçuk s eneye civarı mapus cezası istemiyle Rize bir. Asliye Hüküm Mahkemesi'nde dava açıldı. İddianamede 54 yaşlarındaki Ayhan Yağcı isimli bayanın copla, 50 yaşlarındaki Havva Bir'in boruyla jandarmaya vurduğu, Hatice Uzunca'un ise askeri kovaladığı öne sürüldü.

Sanıklar arasında; 81 yaşlarındaki Fatma Uzunca, 76 yaşlarındaki Hatice Zehir, 65 yaşlarındaki Hamide Yazıcı, 74 yaşlarındaki Yakup Galip ve 69 yaşlarındaki Osman Altıntaş da bulunuyor. Maznunların tamamı aile ve akrabalardan oluşuyor. Mesela, eskiyen muhtar Ali İhsan Uzunca, eşi Gülseren ve çocukları Memiş, Melek ve Serdar Uzunca da davanın sanıklar içinde bulunuyor. Hatice Uzunca ile erkek çocukları Osman ve Volkan Uzun; Nermin ve Cavit Bir çifti ile erkek çocukları Umut; Hava ve İlhan Muti çifti; Hava ve Bahri Bir çifti; Melek Korkmaz ve oğlu Adil; Emine ve Yüksel Yılmaz çifti; Sema Nebat Demir ve oğlu Burak; Hatice Uzunca ve kızı Elif... Maznunların vel ayet haklarının ellerinden alınması isteniyor..

Mahkeme, bu dava ile 5 köylünün yargılandığı 2. davayı birleştirdi. Davanın ilk duruşması ise bugün görülüyor. Bununla Beraber, 39 köylü hakkındaki birinci davanın beşinci duruşmasına da bugün aynı mahkemede, Rize bir. Asliye Hüküm'da aynı ritimde devam ediliyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder